Diyorum!..

Ellerin diyorum sanki, başka vücutlarla buluşmuş gibiler…

Kolların diyorum başka kollarla sarılmış gibiler…

Omuzların diyorum omuz omuza yürümekten sertleşmiş gibiler…

Kulakların diyorum sanki,hep umut dolu sözler duymamış gibiler…

Yüzün diyorum sanki, başka bir dünyaya aitmiş gibi…

Dudakların diyorum sanki,biraz daha kurusa gibi suya ihtiyacı var…

Ayakların diyorum sanki,çok uzun yol almışlar da yorulmuş gibiler…

Saçların diyorum sanki, tecrübe beyazlarıyla dolmuş gibi…

Kalbin diyorum sanki,bir savaşta yenik düşen bir savaşçı gibi…

Yüreğin diyorum sanki, papatyalar gibi koparılmaya mahsus…

Sesin diyorum sanki, başka bir vücutta hayat bulmuş gibi…

Vücudun diyorum sanki artık senin değilmiş gibi…

Sevgilim diyorum,

Bu eller,

Bu kollar,

Bu omuzlar,

Bu kulaklar,

Bu yüzün,

Bu dudakların,

Bu ayakların,

Bu saçların,

Bu kalbin,

Bu yüreğin,

Bu sesin,

Vücudun

Sanki artık benim sevgilimmiş gibime  gelmiyor…

Şair:Cansu Porsuk(Mutlu Çocuk)

Sahi Neydi Aşk?

Aşk, her şeye rağmen sevmekti

Aşk, 1 haftalık ömrü kalan kelebekti…

Aşk, mükemmel bir savaşçıydı…

Aşk,siyaha boyanan ayrılık duvarlarını ,pembe aşklara boyamaktı…

Aşk,kırmızı renk elbisesi olan,elinde bir gül tutan,aklında hüzün dolu hikayeler olan bir kadındı…

Aşk,her zaman kurulan hayaldi ve hiç gerçekleşmeyen…

Aşk,Einstein parçalayamadığı atom parçasıydı….

Aşk,sevda bahçelerinde yetişen bir güldü işte…

Aşk,Leyla ile Mecnun’du…

Aşk,sayfaları gül kokan bir hikayeydi…

Aşk yönetmeni kendisi olan bir filmdi…

Aşk,bir soğuk pembe mezardı…

Sahi neydi aşk?

Bilmem….Einstein’a Sor!…

Şair:Cansu Porsuk(Mutlu Çocuk)