Ahmet Ümit’ten Sultanı Öldürmek

Bu kitabı ta yazın başlarında aldım. Anca bitirebildim.Nedeni de biraz ağır bir kitap olmasıydı… Ama bitirince büyük bir boşluk hissettim. Ne kadar da ağır olsa kitabın üslubu muazzam İyi edebiyat denince aklımıza Ahmet Ümit Gelmeliymiş kitabın arka sayfasında öyle yazıyor…Biraz Ahmet Ümit’ten bahsedelim:

Ahmet Ümit, 1960’ta Gaziantep’te doğdu. 1983’te Marmara Ünşversştesi Kamu Yönetimi Bölümü’nü bitirdi. 1985-1986 yıllarında, Moskova’da, Sosyal Bilimler Akademisi’nde siyaset eğitimi gördü. Şiirleri, 1989 yılında Sokağın Zulası adıyla yayımlandı. 1992’de ilk öykü kitabi Çıplak Ayaklıydı Gece yayımlandı. Bunu 1994’te Bir Ses Böler Geceyi, 1999 ‘da Agatha’nın Anahtarı, 2002’de Şeytan Ayrıntıda Gizlidir adlı polisiye öykü kitapları izledi. Hem çocuklara hem büyüklere yönelik Masal Masal içinde(1995) ve Olmayan Ülke(2008) kitapları ile farklı bir tarz denedi. 1996’da yazdığı ilk romanı Sis ve Gece, polisiye edebiyatta bir başyapıt olarak değerlendirildi. Bu romanın ardından 1998’de Kar Kokusu, 2000’de Patasana, 2002 ‘de Kukla yayımlandı. Bu kitapları Ninatta’nın Bileziği, İnsan Ruhunun Haritası, Aşk Köpekliktir, Beyoğlu Rapsodisi, Kavim, Bab-ı Esrar, İstanbul Hatırası, Sultanı Öldürmek ve Beyoğlu’nun En Güzel Abisi adlı kitapları izledi. Ahmet Ümit’in, İsmail Gülgeç’le birlikte hazırladığı Başkomser Nevzat-Çiçekçimin Ölümü ve Başkomiser Nevzat-Tapınak Fahişeleri ve Aptülika(Abdülkadir Elçioğlu) ile birlikte hazırladığı Başkomser Nevzat-Davulcu Davut’u Kim Öldürdü?adlı çizgi romanları da bulunmaktadır. Eserleri yirminin üzerinde yabancı dike çevrilmiştir. Yazarın tüm yapıtları Everest Yayınları tarafından yayımlanmaktadır…

Kitap Dünya Kitap Dergisi 2012 “Yılın Telşf Kitabı”Ödülünü almıştır…

Şahane bir aşk çoğu zaman  harcanmış bir hayat demektir

Kitap hakkında kısa bir özet vermeyeceğim. Çünkü heyecanı kaçar. Bana soracak olursanız da:

– Alın okuyun derim

-Biraz ağır bir kitap

-Tarihten bahsettiğini söylemek zorundayım…

Yazar:Cansu Porsuk(Mutlu Çocuk)

Reklamlar

Mehmet S. Fethi’den Bozkırın Efendisi Cengiz Han…

Ben bu kitabı lise 3 sıralarında okudum. Açık söylemek gerekirse a101’den aldım. Hemde ucuz bir fiyata. Kitapta anlayacağınız üzere eski Moğol Hükümdarlığından bahsediliyor… Kitabın ilk sayfasında siyah beyaz bir şekilde Cengiz Han’ın resmi var… Kitabın son sayfasında ise bir harita var. Kitabın arka sayfasındaki yazıdan bahsetmek gerekirse:

Bütün Avrupa’nın barbar dediği bir hükümdar vardı: Cengiz Han

Pek açıktır ki ona Avrupalıların barbar demesi bütün Avrupa’yı yenmesindendir. Eğer Avrupa Cengiz’i yenseydi bu zaferle iftihar edilecekti ve ondan kuvvetli bir insan ve şanlı bir mağlup olarak bahsedilecekti! Yenilmek acısı Avrupa’yı hala kin içinde tutuyor. O öyle bir hükümdardı ki, dünya tarihinin bitişik sınırlara sahip en büyük imparatorluğunu kurmuştur.

İranlar ve Araplar manasız bir din gayetiyle Cengiz’e hücum ettiler, büyüklüğünü inkara yeltendiler. Fakat hiçbir tarihçi, onu tarihten dışarı atamadı. Çünkü o, bizzat bir tarihti. Sevenler de, sevmeyenler de o tarihi okumak, tanımak mecburiyetindedir.

Keşke Cengizler, bir değil birkaç olsaydı ve Avrupa birkaç kere daha yenilseydi, taraflı tarihçiler de biraz daha kızıp köpürseydi! Çünkü o gibilerin çoğalmasıyla Türk tarihinin o ezeli ihtişamı, üç beş misli genişlerdi ve dünyaya çok yükseklerden bakan Türk, bir hayli irtifa daha kazanmış olurdu!

En doğru Hüküm budur. Türk kuvvetine, Türk dehasına yaslanarak yükselen Cengiz aynı kuvveti ve dehayı bütün dünyaya tanıtan büyük rehberlerde biridir. O, Türk birliğini kurmak için altüst etti ve yeryüzünde en yüksek, en kudretli millet olmak hakkını Türk’e verdi.

Bu şerefe hangi cihangir imrenmez. Avrupa varsın, kinini sayıklasın!

Bana saoaracak olursanız:

-Biraz tarihe meraklıysanız

-Kendi tarihinizi de merak ediyorsanız

-Alın okuyun derim….

Yazar:Cansu Porsuk (Mutlu Çocuk)

Jeffrey Archer’dan Tek Şahit Zamandı…

f6e53a1c-5f9d-4348-b3f3-02765e215aa5

Ben bu kitabı lise 4 sıralarında okudum. Kitabın üsüne bir kere çay döküldü. İlk defa bir kitabım çay lekesi oldu. Ve o lekeyle beraber hala kitaplığımda duruyor. Ne zaman elime alsam çay lekeli kitabım diyorum… Jeffrey Archer gene ustaluığı konuşturmuş. Bazı ünlü görüşlere göre:

-Zamanımızın en iyi romancısı (Mail On Sunday)

-Alexandre Dumas ayarında bir romancı (Washington Post)

-Archer harika bir anlatıcı, okuyucuları adeta bir sınava tabi tutuyor; her sayfası ayrı bir heyecan ve merak konusu… (Sunday Times)

Ben kitabı nereden aldığımı hatırlamıyorum. Hatırlasam söylerdim zaten… Kitabı türkçeye çeviren kişi Canan Kim. Güzel çevirmiş. Bulabilirseniz Canan Kim çevirili olanı alnız… Kitabın yazarından biraz bahsetmek gerekirse:

Jeffrey Howard Archer, (15 Nisan 1940) doğumlu, kitapları çok satan bir İngiliz yazar ve eski siyasetçidir. Bulunduğu görevler arasında parlamento üyeliği ve Muhafazakâr Parti başkan yardımcılığı sayılabilir. 1992 yılında miras bırakılamayacak bir asalet ünvanı verilerek, Lordlar Kamarasına alınmıştır. Siyasi kariyeri, yalan ifade verme suçundan hüküm giyip ceza evine gönderilmesi ile sona ermiştir. Birçok kitabı Türkçe’ye de çevrilen Archer’ın eserleri, genelde kolay okunabilen macera romanları ile kısa hikâyeler dalındadır. Hikayelerinde genellikle zekice kumpaslar yoluyla alınan intikam temalarına değinen Archer, bunları sıklıkla varlıklı karakterlerin yaşam dokusunda yer bulan pahalı şaraplar, lüks mekanlar, sanat kolleksiyonları gibi objelerle bezenmiş bir arka plan üzerinde anlatır.

Yazarın bazı kitapları:

-Söke Söke (Not a penny more, not a penny less)

-Kin ve Suç (Kane & Abel)

-Tırmanış (The Prodigal Daughter)

-Eşitler Arasında Birinci (First Among Equals)

-Onur Meselesi (A Matter of Honour)

-Kuş Uçuşu (As the Crow Flies)

-Dokuz Kuyruklu Kedi

-Son Yargı

-Tek Şahit Zamandı

Kitabın arka kapağındaki yazısından da bahsetmek gerekirse:

İmkansızı başararak kazandığı, Oxford Üniversitesi’nde eğitim hayatını sürdüren Harry Clifton’ın destansı yaşamöyküsü 1919 yılında Bristol’ün arka sokaklarında başlar. Clifton, bir savaş kahramanı olarak öldüğünü zannettiği babasının, bu olaydan yirmi bir yıl sonra asıl ölüm nedeninini öğrendiğinde, onun gerçek babası olmayabileceği gerçeğiyle de yüz yüze gelir. Bu ikilemin ruhunda yarattığı sarsıntıyla mücadele etmeye çalışırken de İkinci Dünya Savaşı patlak verir ve bu savaş onu hayatının kararını vermeye mecbur kılar: Ya öğrenimine devam edecek ya da Hitler Almanyası ile savaşacaktır.

“Clifton Günlükleri” kırk yıldır en çok satan yazarlar listelerinden adı eksik olmayan usta kalem Jeffrey Archer’ın en güçlü eseridir. Yazar, iki büyük savaş arasında yaşanan korkunç olayları dile getirdiği Tek Şahi Zamandı’da sizi unutamayacağınız bir yolculuğa çıkaracak ve roman kahramanının içine düştüğü ikilemden daha büyük bir ikilemle karşı karşıya bırakacak…

Eğer bana soracak olursanız da:

-1940 yılında 15 Nisan’da doğmuş olan yazarla aynı doğum gününü paylaşmaktan mutlu olurum. Sadece senelerimiz farklı…

-Yazarın bu sene okuduğum kitabı gerçekten güzel.

-Alıp okuyun derim…

-Hele de  Hitler Almanayası’na biraz meraklıysanız Kitap Hırsızı’nı, Kavgam’ı, Tek Şahit Zamandı’yı okuyun…

Yazar:Cansu Porsuk(Mutlu Çocuk)

Ben Kane ‘den Unutulmuş Lejyon…

4fe67e8f-5c39-4173-9ca2-31f762679967

Bu kitabı lise 3 sıralarında okudum. Bana ağabeyim tarafından hediye edilen ilk kitaptı… Açık öylemek gerekirse bir kıza göre kitabın biraz erkeksi yanları var. Ama okunur…

Biraz kitabın yazarından bahsetmek gerekirse:

Kenya’da doğup büyüyen Ben Kane, daha sonra İrlanda’ya yerleşti ve üniversitede veterinerlik eğitimi aldı. Tarih tutkusu nedeniyle bütün dünyayı dolaşan yazar, kaleme aldığı başarılı tarihi romanlarla tanınıyor. Ben Kane, eşi ve çocuklarıyla birlikte İngiltere’de yaşıyor…

Biraz da kitabın arka kapağındaki yazanlardan bahsetmek gerekirse:

İnanılmaz zorluklara rağmen,bir zamanların yenilmez Roma Ordusu’ndan geriye kalan az sayıda savaşcı, dünyanın bir ucunda hayata tutunma mücadelesi veriyordu. Aralarında, dostlukları umutsuz bir savaşın kanlı gölgesinde güçlenmiş üç adam vardı. Sonsuza dek Cumhuriyet’e hizmet etme zorunluluğunun acı bilinciyle birbirlerine kenetlenmişlerdi.

Tarqunius, doğuştan Roma’nın düşmanı olan ama Unutulmuş Lejyon’da Cumhuriyet için savaşmak zorunda kalan bir savaşcı ve kahindi.

Brennus bir Galyalıydı. Romalılar bütün ailesini öldürdükten sonra, zamanının en ünlü ve en korkulan galdyatörlerinden biri olmuştu. Gece gündüz kaçış ve intikam hayalleri kuran Romulus’un da akıl hocasıydı.

Romulus ve Fabiola, annelerinin sarhoş bir soylunun tecavüzüne uğraması sonucu, köle olarak doğan ikizlerdi. On üç yaşındayken satıldılar. Romulus bir gladyatör okuluna, Fabiola geneleve. Genç kız, orada Roma’nın en güçlü adamlarımdan birinin dikkatini çekecekti.

Dört karakterin yaşamları, yozlaşma, şiddet ve politik düşmanlıklarla örselenen Roma’da başlayan ama çok uzaklarda, bilinen dünyanın sınırında sona eren bu hikayede kesişecekti. Parthialılara ve aşılması imkansız görünen zorluklara karşı savaşmak zorunda kalan Romulus, Brennus ve Tarquinius tarihi baştan yazabileck miydi.

Kitap James Rollins’e göre “Derin ve sürükleyici… Kaçırmamalısınız.”

Bana göre nasıl olduğu konusuna gelirsek:

-Güzel bir kitap.

-Tarih seviyorsanız okumanızı tavsiye ederim.

-Selim Yeniçeri’nin çevirisinden okumaya özen gösterin..

-Aşırı derecede kalın bir kitaptır haberiniz olsun(606 sayfa)

-Bu arada seriymiş onu da şimdi öğrendim. İkinci serisi “Gümüş Kartal”

Yazar:Cansu Porsuk(Mutlu Çocuk)