Soğuk bir kiş akşami

Hala sevebileceğimi söylerken üşüyordum.

Soğuk bir yaz sabahi

Hala mutlu olacağimi söylerken ağlıyordum.

Yağmurlu bir sonbahar gününde

Ağaçlar usulca yapraklarini dökerken

Altinda sirilsiklam olduğum yağmurda

Hala bir umut olduğunu söylerken gülüyordum…

Serin bir ilkbahar mevsiminde

Bitkiler çiçek açarken

Hala yalniz olmadiğimi söylerken yanimda sadece bir kedi vardi.

Serin bir yaz akşamı

Üşürken anladim hayatin bizi yoracağini…

Ve yoruldum derken hala söylemekte olduğum şey tekrar ayağa kalkip yürüyeceğimdi…

Cansu Porsuk(Mutlu Çocuk)

Reklamlar

Bir Hapishane…

Dudaklarımım dudaklarına hapsolduğu…

Ellerimim ellerine hapsolduğu…

Kalbimim kalbine hapsolduğu…

Duygularımın duygularına teslim olduğu…

Aklımın aklına hapsolduğu…

Gönlümüm gönlüne teslim olduğu

Bir hapishanedeyim….

Cezam müebbetlik…

Suçum sadece sevmek…

Suçum sadece gözlerine hapsolmak…

Suçum sadece kalbine hapsolmak…

Suçum sadece duygularına teslim olmak…

Suçum sadece gönlüne teslim olmak…

Suçum sadece gözlerine teslim olmakta…

Suçum sadece vücuduna hapsolmakta

Ebediyen ve Sonsuza kadar

Senle beraber bu güzel hapishanedeyim…

Tek ziyaretçim sensin…

Şair:Cansu Porsuk(Mutlu Çocuk)

(Boş Kafa)

Bunun Adı Ne?

Giderken boynumda soğuk bir rüzgar esiyor…

Kulağıma üzerine bastığım papatyaların acı çığlıkları geliyor…

Burnuma hayat kokun geliyor…

Ayaklarıma dikenler batıyor giderken…

Aklım kurcalanıyor giderken…

Ellerim kesiliyor yavaş yavaş senden giderken…

Yüreğimden parçalar kopuyor sana doğru…

Dönerken kulağıma papatyaların yaşam çığlıkları geliyor…

Aklıma sevgi dolu yüzün geliyor…

Ayaklarımdaki yaralar iyileşiyor dönerken…

Yeni ellerim oluyor dönerken…

Yüreğimdeki parçalar tekrar tekrar yerlerine gidiyorlar dönerken…

Gözlerimden yaşlar süzülmüyor dönerken…

Dönerken boynumda sıcak esen bir sevdanın rüzgarını hissediyorum…

Ne gidebiliyorum ne dönebiliyorum…

Bunun adı ne?

Şair:Cansu Porsuk(Mutlu Çocuk)

(Boş Kafa)

Limanından Kalkan Küçük Kağıt Gemi

Küçük bir pencereden limanımdan kalkan gemilere bakıyorum…

Onlara el sallıyorum küçük bir çocuk gibi…

Kimi gözyaşlarımla kalkıyor limandan

Kimi yaralayarak kalkıyor limandan

Kimi sigara içerterek kalkıyor limandan

Kimi şarkı söyleterek kalkıyor limandan

Kimi mutlu edip kalkıyor limandan

El sallıyorum onlara kalbi kırık bir küçük çocuk gibi…

Ve sen limanımdan kalkan bir gemiydin sadece….

Hem ağlattın.

Hem şarkı söylettin.

Hem içirttin.

Hem mutlu ettin.

Tülü çekiyorum…

Gemiler kalkmış…

Her yer karanlık

Karanlıktayım…

Karanlıktayız..

Limanım bomboş…

Ellerimle limanıma bıraktığım son kağıt gemimdin..

Arkandan “El’veda diyerek el sallıyorum..

Ve batıyorsun..

Şair:Cansu Porsuk(Mutlu Çocuk)

(Boş Kafa)

 

 

 

Ben bir şeyler bilirim….

Ben tek bir koyun bilirim…

Uzandığımda gönlümde kuşlarin uçuştuğu…

Kulagimi koyunca kulagima gelen kanat çirpiniş sesleri…

Ben bir koku koklarim…

Kokladigim da bayildigim sarhoş oldugum tek bir koku bilirim…

Ben tek bir el bilirim…

El eli tutunca ayaklarimin bağı kesilir…

Kafamin içinde kuşlar uçuşur…

Şakırdayarak bir melodi uydururlar kendilerince….

Ben bir tek omuz bilirim…

Kafami omzuma yaslarim butun dertler biter içimdeki….

Dünya boş bir kase….

Ben bir tek sarilmayi bilirim…

Butun dertleri unutmayi…

Gönlümden sana doğru avcı bir kuşa uçmayi öğretmeye çalişirim anca…

Biz boşuna sarilmayiz…

Ben bir tek sevmeyi bilirim…

Ama böyle laflık değil…

Gözlerinden yaşlar akarmişcasina

Uğruna ölümü bile göe alabilecek kadar sevmeyi bilirim….

Ben bir tek unutmayi bilmem sevgilim…

Şayet nasil unutuyorduk?

En son hatirladigim böyle gönlümdeki avcı kuşun acı çekerek ölmesiydi…

Ben bir tek kaybetmeyi bilmem sevgilim…

Hani böyle gözlerin kararir da tam düşecek gi i olursun o sira bir güç kaldirmazsa seni herhalde kaybediyoruz…

Ben bir tek baglanmayi bilirim sevgilim…

Bir ip ortasina atilmiş bir gemici düğümü gibi baglanmayi ve düğüm olmayi bilirim ben bir tek…

Ben terketmeyi bilmem sevgilim…

Ben gemileri batirmayi da hiç beceremem…

Ben umutsuz bir çocuk gibi ağlamayi da beceremem…

Ama seni çok sevebilirim…

Şair:Cansu Porsuk(Mutlu Çocuk)

Tanrı Gülüyor Halime Yukarıdan (?)

Ağlamak için bir omuzu

İçini dökmek için bir dostu

Sığınmak için bir insanı

Saklanmak için boş kafaları

Kaybolmak için aşkı

Islanmak için yağmuru

Olgunlaşmak için acıyı

Kaçmak için ayaklarımı

Sarılmak için kollarımı

Yangını söndürmek için suyu

Arıyorum….

Bütün sular tükenmiş

Ayaklar yorulmuş

Acılar acıtmıyor

Yağmurlar ıslatmıyor

İnsanlar kaçmış

Boş kafalar gömülmüş toprak altına

Dostlar yakılmış

Omuzlar kapılmış

Bulamıyorum….

Ve Tanrı gülüyor halime yukarıdan (?)

Şair:Cansu Porsuk(Mutlu Çocuk)

Bilmiyorum!…

Nasıl koşmalıyım kaçırdığım hayaller otobüsünü yakalamak için?

Nasıl aşık olmalıyım kaçırdığım aşıklar durağını bulmak için?

Nasıl sevmeliyim kaybedenler tarafında olmamak için?

Nasıl bakmalıyım kaybettiğim umutlar durağını görmek için?

Ne kadarını duymalıyım kaybettiğim çığlıkları duymak için?

Ne kadar bağırmalıyım kaçırdığım hayatı durdurmak için?

Ne kadar ağlamam gerek peşimden koşan dertlerin beni serbest bırakması için?

Ne kadar gülmem gerekir gözlerimin mezar taşına benzememesi için?

Kaç tane daha kulaklık bozmalıyım kendimi dış seslerden korumak için?

Kaç tane daha silgi bitirmeliyim etrafımdakilerden kurtulmak için?

Kaç tane daha!

Ne kadar!

Nasıl!

Yapmalıyım bazı şeyleri bilmiyorum

Bilmiyorum

Kaç tane daha kulaklık bozmam gerektiğini…

Kaç tane daha silgi bitirmem gerektiğini

Nasıl koşmam gerektiğini hayallerimin peşinden

Nasıl aşık olmalıyım aşkı bulmak için

Nasıl sevmeliyim hep mutlu olmak için

Nasıl bakmam gerektiğini umutlarıma

Ne kadarını duymam lazım atılan çığlıkların

Ne kadar bağırmam lazım hayatın beni beklemesi için?

Ne kadar ağlamam lazım dertlerimden kurtulmak için?

Ne kadar gülmem gerekir gözlerimin mezar taşına benzememesi için

Bilmiyorum!

Bilmiyorum!

Şair:Cansu Porsuk(Mutlu Çocuk)

Erkek Dediğin;

Erkek dediğin, Fatih Sultan Mehmet gibi olacak

Konstantinopolisi hiçbir şeye değişmeyecek

Konstantinopolisi fethedebilecek…

Erkek dediğin, lider olacak ama acımasız bir lider olmayacak…

Erkek dediğin, tek renk olacak, değişmeyecek…

Gerektiğinde masaya yumruğunu vurabilecek

Gerektiğinde alttan almasını da bilecek

Erkek dediğin, sakallı olacak Osmanlı Padişahları gibi

Erkek dediğin , tek kadını sevecek arkadaş

Yok öyle binlercesine aşık olmak!

Erkek dediğin , gerektiğinde bitti diyebilecek

Erkek dediğin, gerektiğinde terk edebilecek kadar güçlü olmalı.

Erkek dediğin, bir keresine yakışıklı olacak

Erkek dediğin zeki olacak

Erkek dediğin, bir keresine kaslı maslı olacak

Erkek dediğin, bir keresine adam olacak arkadaş

Gerektiğinde baba olmasını da

Gerektiğinde kabadayı olmasını da

Gerektiğinde omzunu dayabileceğin bir dost olmasını da

Bilecek erkek dediğin

Nerede böyle erkek dersen?

Sende ilk önce kadın olacaksın ki öyle bir erkek senin olsun…

Şair:Cansu Porsuk(Mutlu Çocuk)

Şahit Oldum…

Harflerin ağlattığına dilimle şahit oldum…

Sözcüklerin erimesine ellerimle şahit oldum…

Cümlelerin kaybolmasına ayaklarımla arkalarından koşarken şahit oldum…

Sözlerin omurgaları kırdığına kulaklarımla şahit oldum…

Şiirlerin insanları ameliyat ettiği ana gözlerimle şahit oldum…

Şarkıların insanları yaşattığı ana ağzımla şarkıları söylerken şahit oldum…

Ölüme,

Omurga kırıklarına,

Ameliyatlara,

Ağlamaya,

Erimeye,

Kayboluşlara,

Vücudumla şahit oldum…

Ve artık vücudum

Harflerin güldürdüğüne,

Sözcüklerin donmasına,

Cümlelerin yakalandığı ana,

Sözlerin omurgaları kırmadığı ana,

Şiirlerin doktor olmadığına,

Şarkıların insanları yaşattığına,

Şahit olmak istiyor….

Vücudum kırılmak istemiyor…

Şair:Cansu Porsuk(Mutlu Çocuk)